TATLI SU KEFALİ HAKKINDA
Latince adı: Leuciscus cephalus
İngilizce adı: Chub
Av Dönemi:
Tatlısu kefalinin avı 1 Nisan...30 Haziran arasında yasak olup bu dönem dışında günde 7 balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 20 cm dir.
Sazanın akrabası olan tatlısu kefalinin sırtında tek yüzgeci vardır. Vücut yanlardan çok hafif basık ve uzunca kalın yapılı olup, etrafı siyah renk yapıcı tanelerle çevrilmiş, iri ve düz pullarla örtülmüştür. Renk, vücudun sırt kısmında koyu sarı-kahverengi-yeşil olup, yan taraflara doğru açık, karın bölgesi ise beyazdır. Ventral ve Anal yüzgeçler portakal sarısı reginde, diğerleri renksizdir. Ağzı vücuduna oranla küçük, buna karşın dudakları oldukça etli ve sağlamdır.
Boyu 50-60 cm.ye, ağırlıkları 2.5- 3 kga kadar çıkabilir. Çevik ve ürkek bir balık olup Bolu ve çevresinde pullu sazan, Anadolu'nun değişik yörelerinde ise ot balığı olarak anılmaktadır.
Nerelerde Bulunur:
Ülkemizde pek çok göl ve akarsuda bulunmaktadır. Ekonomik değerinin olmaması, tatlısu kefali üzerinde insan baskısının oluşmasını engellemekte olup sadece olta balıkçıları tarafından avlanmaktadır. Üzerindeki baskının az olması nedeni ile oldukça büyük boylara ulaşabilen kefal, alabalık tutkunları için de, avının albalığa benzemesi nedeni ile özellikle iyi bir alternatif olabilmektedir.Genellikle temiz suyu olan göl ve göletler ile akarsuların çok hızlı akmayan kısımlarında yaşar. Sazlık önlerinde, durgun gölentilerde, suya sarkan ağaç dalları altında, suyun içinde bulunan ağaç gövdeleri etrafında, taşlık ve kayalık kıyılarda yuvalanır.
Ankara çevresinde Kurtboğazı ve Eğrekkaya Barajılarında, Kirmir Çayı ve Ali Cin Deresinde, Boluda Gölcük ve Aladağ Çayında, Çerkeşte Soğanlı Çayında; İstanbul'da ise Riva Deresinde avlanabilir.
Beslenmesi:
Doğal yaşam ortamında bulabildiği çekirge, sinek, haşere, solucan, tatlısu karidesi, ağaçlardan dökülen ya da suda bulunan her türlü kurt, böcek ve kelebek ile bunların larvaları ile beslenir. Özellikle porsiyon sınırına yaklaşan ve daha büyük boylarda olanlar, gümüş balığı gibi küçük balıkları ve diğer türlerin yavrularını da menünün en ön sıralarında tutarlar. Canlı hayvancıklar dışında mısır gibi tahıl ürünlerine ve ağaçlardan ya da bitkilerden dökülen tohumlara ilgi gösterdiği bilinmektedir. Bunun sonucu olarak, özellikle sazan oltalarındaki yemleri didiklediğine de çok rastlanır.
Sabahın erken saatlerinde oldukça sığ kıyılara girip yemlenirken, öğle saatlerinde genellikle derin suları ve gölgelikleri tercih eder. Akşam üstüne doğru ise özellikle su yüzeyine yakın seyreder ve sinek benzeri uçar haşereleri avlar.